SİTEME HOŞGELDİNİZ





Ana Sayfa Arşiv Profilim Arkadaşlarım

Image Hosted by ImageShack.us

''Bir Tek kalbin kırılmasını önliyebilirsem, .bir yaşamdan acıyı alabilirsem ve ya bir acıyı hafifletebilirsem,bir kişiyi doğruya yöneltebilirsemYada bir ardıç kuşu yavrusunu yeniden yuvasına koyabilirsem boşuna yaşamış olmayacağım''

Image Hosted by ImageShack.us
Ana Sayfa
Profilim
Arşivler
Arkadaşlarım


Image Hosted by ImageShack.us

ungratefulcat BIÇAK İSMAL'İ NEDEN KESMEDİ?
ungratefulcat KENDİNİ TANIMAK....
ungratefulcat Selamı sabahı niye kestik?
ungratefulcat AŞK ASLA YETMEZ....
ungratefulcat Ey gönül…Ölmedinse Uyan!


Image Hosted by ImageShack.us


TEMBELLİKTEN KURTULMA

12/6/2007
Kategori: YAZARLARDAN

Tembellikten Kurtulma



Gerekli işleri yapmak için bir türlü harekete geçemememizin sebebini kendimize hiç sorduk mu? Motivasyonumuzun neden eksik olduğunu merak ettik mi? Aslında bu soruların cevabını günümüz insanı merak etmekte ve tembelliğin sebeplerini araştırmaktadır? Hattâ birçok insan bu problemin çözümü adına birtakım seminerlere katılmakta, özel kurslar almaktadır. Bizden önce yaşayanların da bu tür problemleri vardı. Meselâ Birinci Dünya Savaşı öncesinde Doğu Anadolu’da halkla sohbetleri esnasında Bediüzzaman Hazretlerine şöyle bir soru sorulur: “Tembellik zindanına düşmemizin sebebi nedir?”


Bu soruya verdiği cevapta Bediüzzaman Hazretleri, insanı tembelliğe sevk eden ruh pozisyonlarını birer birer tespit ederek, bunlara Kur’ân ve hadîslerden yaptığı iktibaslarla ilâçlar sunmuştur. Bu cevaplar Münazarat adlı eserinde yer almış ve sonraları önemine binaen İhlâs Risalesi’nin sonuna da eklenmiştir.

Söz konusu bölümde Bediüzzaman Hazretleri, daha kolay anlaşılması için mücerret olanı muşahhaslaştırarak insanın motivasyonunu kıran, gayretini engellemek için uğraşan sekiz tane tavır ve duyguya şahsiyet elbisesi giydirir. Onları, insanın himmetini engellemek için uğraşan düşmanlar olarak vasıf-landırır. Bir savaş meydanı tasviri yapıp, o meydanda bir savaş manzarası çizer. Bu manzarada insanın himmeti, şevk atına binmiş bir savaşçıdır. Sekiz adet düşman da himmete hücum etmek için hazırdır.

Ona göre, “Hayat bir faaliyet ve harekettir. Şevk ise, matiyyesidir (bineği, taşıtı). Bundan sonra metin şu şekilde gelişerek devam eder: İşte himmetiniz şevke binip hayat meydanına çıktığı vakit:

l- En evvel şiddetli düşman olan yeis gelir. Kuvve-i maneviyeyi kırmaya çalışır. O düşmana karşı; ‘Lâ taknatu: Ümidinizi kesmeyin, kılıcı kullanılmalıdır.

2- Daha sonra önde görünme hırsının baskısı saldırıya geçer. Himmetin başına vurup, atından düşürmek için uğraşır. Önde görünme isteği, aslında birbirine hiç sıkıntı vermeden çalışılan Hakk’a hizmet hissinin yerini almış bir duygudur. O düşmana karşı bir ok veya mızrak gibi; ‘Künü lillah: Allah için olun’ hakikati gönderilmelidir.

3- Sonra zincirleme sebep-sonuç bağı ile kurulu sistemi atlamakla işi karıştıran acelecilik gelir. Himmetin ayağını kaydırır. Bu düşmana karşı; ‘İsbirû ve sâbirû ve râbitû: İbadette, musibette ve günahtan kaçınmakta sabırlı olun; sabır yarışında düşmanlarınızı geride bırakın; her an cihada hazırlıklı bulunun.’ (Âl-i İmran, 200) âyeti siper edilmelidir, bu âyetle korunulmalıdır.

4- İnsan tabiatı icabı sosyal bir varlık olduğundan, yapısı gereği haklarını korumakla, diğer insanlar içinde hakkını aramakla mükelleftir. Fakat bazen hakkını ararken kendi işlerini de dağıtan ferdiyetçilik ve ben merkezcilik ayağa kalkar. Bu düşmanla baş edebilmek için savaş meydanına himmeti âli bir savaşçı olan; ‘Hayrunnâsi enfeuhum linnâs: İnsanların en hayırlısı onlara faydalı olandır.’ hadis-i şerifi çıkarılmalıdır.

5- Beşinci olarak başkasının üşenmesine, tembelliğine özenerek hücum edip himmetin belini kırar. Bu düşmana karşı muhkem kale hükmünde olan; ‘Ve alallahi la gayrihi fe’l yetevekkelül mütevekkilin: Tevekkül etmek isteyenler Allah’a güvensinler (başkalarına değil).’ (İbrahim, 12) diyerek himmete sığınak yapılmalıdır. Başkalarının işte gevşeklik göstermesinden müteessir olmamak için, işin başından itibaren Allah’a tevekkül etmek gerekmektedir.

6- Sonra da acz ve nefsin itimatsızlığı yüzünden ortaya çıkan ve işi birbirine bırakmak mânâsına gelen gaddar düşman gelir. Himmetin elini tutup oturtmaya çalışır. Bu düşmanın üstüne; ‘Lâ yazurrûkum men dalle izâhtedeytum: Siz doğru yolda oldukça, sapıtmış olanlar size zarar veremez.’ (Maide, 105) yüksek hakikati çıkarılmalı ki; eli himmetin eline yetişemesin.

7- Sonra Allah’ın işine mü-dahale etmek mânâsındaki dinsiz düşman gelir. Himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder. Onun haddini bildirmek için de; ‘Vestakim kemâ ümirt: Emrolunduğun gibi dosdoğru ol (Şura, 15), velâ tete’mmer âlâ seyyid: Efendine efendi olmaya çalışma.’ hakikati ona gönderilmelidir.

8- Sonra bütün zorlukların anası ve bütün rezaletin yuvası olan rahata düşkünlük gelir. Himmeti esir alır ve sefalet zindanına atar. Buna karşı yüksek ahlâklı mücahit olan ve ‘En leyse lil insane illa mâ sa’a: İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.’ (Necm, 39) silâhını o sihirbaz cellâda gönderiniz. İnsanın fıtratı hareket üzere olduğundan, insanoğlu için meşakkatte büyük rahatlık vardır.

Bethoven-fur elise


-- Yazan: kardelensiz | Yorum (yok) | Yorum yaz!karaoğlan | Bağlantı

KENDİNİZLE BARIŞIK OLMAK

12/6/2007
Kategori: YAZARLARDAN

KENDİNİZLE BARIŞIK OLMAK

 

Öğrendiğimiz şeyler, neşeli, heyecanlı durumlar beynimizde protein olarak kodlanmaktadır. İstediğimiz zaman o protein kodları çözülerek aynı duygular ve düşünceleri hatırlayabilmekteyiz.Kansere yakalanan bir insan eğer ümitsizlik, karamsarlık duyguları içerisinde ise beyinde iyileştirici salgılar salgılanamaz. Eğer iyileşme beklentisi içerisinde ise beyin serotonin, endorfin, enkefalin gibi iyileştirici salgılar salgılıyor. Bu salgılar giderek vücudun savunma sistemini, bağışıklık dokularını kuvvetlendiriyor. Bu dokular da harekete geçerek hastalığı yener.

Güzel görüp, güzel düşünmek, başta hastalıklar olmak üzere bütün sıkıntılara iyimser bir bakış açısıyla bakmak, biyolojik açıdan daha rahat ve daha sağlıklı olmamızı sağlar. Beynimizin salgıladığı bu salgılar iyileşme yolunda % 40-50 oranında daha faydalı olur, hayattan zevk alma yolunda da bize hız kazandırır.

Plasebo: zihnin bedenle uyumlu bir şekilde çalışarak sağlığı düzeltmesi.

Bedenimiz gerçekten de birçok hastalığı iyileştirebilecek, kendimizi daha sağlıklı hissetmemizi sağlayacak birçok kimyasal maddeyi yani ilacı üretme yetisine sahiptir.

Son yapılan araştırmalar tolere edilemeyen stresin vücut savunma sistemini zayıflattığı, savunma sisteminin zayıflaması ile gizli ve bastırılmış önemli hastalıkların ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği görüşünü doğrular niteliktedir.

“ey insanoğulları çalışın, Lokman’ın dağları dolaşıp ot aradığı gibi siz de derdinizin ilacını Yaratan’ın büyük bir eczanesi olan tabiattan arayınız, eğer bitkilerin, kimyevi maddelerin dilini çözebilirseniz onların hangi derde derman olduğunu bulabilirsiniz, tembelliği bırakın çalışın bulun, ölümden başka her şeyin devası vardır.”

Adı: Kendinizle barışık olmak Yazarı: nevzat Tarhan


-- Yazan: kardelensiz | Yorum (yok) | Yorum yaz!karaoğlan | Bağlantı


{ Önceki Sayfa } { Sayfa 1 - 1 } { Sonraki Sayfa }

ESMA-UL HUSNA
sitene ekle

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us


Sitenizesayac.com
Sevdalist - Sevdalara.net Toplistsusamsokagi.org mushafportal.Com AramaImage Hosted by ImageShack.usAçelya